ANILAR
Konyali'nin yüz yili askin serüveni aci tatli pek çok aniyla doludur. 60 yilini Konyali'ya veren Nurettin Doganbey anilarindan bazilarini söyle anlatiyor : En fazla anim 1967'de faaliyete geçmis olan Topkapi Sarayi'ndaki lokantamizdadir. Söyle bir iddiada bulunuyorum. En fazla kral, kraliçe, prenses, imparator, devlet baskanini ben agirladim. Kraliçe Elizabeth O gün Kraliçe'ye Kraliçe Elizabeth degil de Majeste diye hitap etmemiz istenmisti. Yemek basladi. Asagida Sirkeci-Edirne Demiryolu var. Bir süre sonra demir yolunda bir manevra lokomotifi durdu. Düdük çalmaya basladi. Ileri ya da geri gidecek, isaret veriyor diye düsündük. Ama ne gezer, düdük bir türlü susmak bilmedi. Sonunda asagiya bir memur yollandi. Yabanci konuklarimiz var, düdügü susturun, demek için. Düdügü çalan ''Aaa! Ben düdügü kraliçe pencereye çiksin, bana selam versin diye çaliyorum'' demez mi? Düdügün kesilmesi 8-10 dakikayi aldi. Baliklara yem veriyorlar ! Az sonra baska bir olay oldu. O zamanlar pirinç çeltigi, Balat'daki fabrika ve degirmenlerde kabugundan ayrilirdi, bir kamyon pirinç ayiklandiginda bir kamyon çeltik kabugu kaliyordu. Bu kabuklar mavnalara yükleniyor. Hayirsiz adaya götürülüp, denize dökülüyordu. Pirincin kabugunu denize döktügün zaman suyun üstünde kalir. O gün de Sarayburnu'nda dökmeye baslamazlar mi? Denize hali dösenmis gibi oldu bir anda. Majesteleri gördü tabii ki! ''Denize ne döküyorlar?'' diye sormaya basladi. Bas mabeyinci ''Ha , o mu efendim.. Baliklara yem döküyorlar!'' diye yanit verdi. Inandilar mi inanmadilar mi bilmiyorum ama yüzlerinde büyük bir saskinlik ifadesi vardi. çalmaya basladi. Ileri ya da geri gidecek, isaret veriyor diye düsündük. Ama ne gezer, düdük bir türlü susmak bilmedi. Sonunda asagiya bir memur yollandi. Yabanci konuklarimiz var, düdügü susturun, demek için. Düdügü çalan ''Aaa! Ben düdügü kraliçe pencereye çiksin, bana selam versin diye çaliyorum'' demez mi? Düdügün kesilmesi 8-10 dakikayi aldi. Baliklara yem veriyorlar ! Az sonra baska bir olay oldu. O zamanlar pirinç çeltigi, Balat'daki fabrika ve degirmenlerde kabugundan ayrilirdi, bir kamyon pirinç ayiklandiginda bir kamyon çeltik kabugu kaliyordu. Bu kabuklar mavnalara yükleniyor. Hayirsiz adaya götürülüp, denize dökülüyordu. Pirincin kabugunu denize döktügün zaman suyun üstünde kalir. O gün de Sarayburnu'nda dökmeye baslamazlar mi? Denize hali dösenmis gibi oldu bir anda. Majesteleri gördü tabii ki! ''Denize ne döküyorlar?'' diye sormaya basladi. Bas mabeyinci ''Ha , o mu efendim.. Baliklara yem döküyorlar!'' diye yanit verdi. Inandilar mi inanmadilar mi bilmiyorum ama yüzlerinde büyük bir saskinlik ifadesi vardi.
   
copyright Konyalı Lokantası